10 Ocak 2015 Cumartesi

2014 Ford Fiesta 1,5 TDCI Trend X ile Abant Gezisi (Hız Sabitleyici (Cruise Control)

Merhaba
Ben ilgim ve merakımdan dolayı kullanmış olduğum araclar hakkında yazılar yazıyorum. Elde ettiğim bilgiyi ve tecrubeyi unutmamak için internette konusuyla ilgili forumlara yazarak paylaşıyorum. Bu konuda söz uçar yazı kalır atasözüne sıkı bağlıyımdır. Daha öncede bu forumda Powershift Fiesta analizimi yazmıştım.

Her zaman hayalim, kız arkadaşımı kış mevsiminde Abant Gölüne götürmekti. Oralara gidip resimler çekmek, eğlenmek, istemişimdir. Malesef araca sahip olamadığım için bu dileğimi gerçekleştirmek 4 ocak 2015 tarihine nasip olmuştur. Daha önce 2014 Ford Fiesta 1,5 TDCI Trend ve aynı kasanın 1,6 PowerShift trend modellerini denemiştim. Hepside başlangıc modellerdi. Yolum istanbul Tuzla - Bolu Abant arası olduğundan yakıt sarfiyatı sebebiyle yolculuğumda TDCI motorlu Fiestayı kiralamayı tercih ettim. Aklım Powershift de kalmış olsada, uzun yolda ekonomi söz konusu olduğundan 1,5 TDCI fiesta aracı tercih etmek zorunda kaldım.

Yukardaki beyaz Fiesta İlk Kiraladığım Otomobil 2014 Ford Fiesta 1,5 TDCI Trend (5,7 litre oratalama tuturmuştum) 

Faha önce kiraladığım Fiesta 1,5 TDCI 330km yol yapmış 100 kmde 5,7 litre motorin yakmıştı. Powershift ise 440 km yol yapmış 100 kmde 6,7 litre benzin yakmıştım. Bu sefer kat edilecek mesafe yaklaşık 600 km olduğundan, yakıtın maliyeti biraz tuzlu olacaktı. Ayrıca yolun %95 kısmı Tem otoyolunda gideceğinden powershift aracın bana bir getirisi olmayacaktı. Avis Sabiha Gökcen'den Koç ailem indirimiyle iyi fiyata Fiesta 1,4 tdci reservasyonu yaptım. Abanta gideceğim için zincirde sağlayacaklardı. Aracı akşam 18:00 Cumartesi alış, 18:00 Pazar teslim şeklinde kiraladım.

Yukardaki Resim Sapanca gezisi sırasında kullandığım Ford Fiesta 1,6 Trend (6,7 litre benzin tüketimi yakaladım) 

Esasında canım sıkkındı, söz konusu kiralama ise daha önce kullandığım arabaları kullanmak istemiyordum. İçimden yolda kurçalamak için aracı Fiat 500L gibi modeller geciyordu. Sabiha Gökcen'e vardığımda B sınıfı olarak ellerinde Linea ve Fiesta modelleri bulunuyordu. Ben daha önce Linea kullanmış ve 110 kmden sonra nasıl öküze bağladığını bildiğimden Fiesta aracı tercih ettim. Yine canım biraz buruk teslim noktasında aracı beklemeye başladım. Derken bana verilen plakalı Fiesta karşımda belirdi. Yanımda durdu. Şöfer arkadaş aracı chek edip bana teslim etti. Bu fiesta diğer 2 fiestamda olmayan bir şeye sahipti. "Alaşımlı Jantlara". Allah Allah dedim, Baya şıkmış bu. diye içimden düşünürken araca bindim. Elimi direksiyona dokununca direksiyondaki fazlalıklar gözüme hemen çarptı.
Yukardaki Resim Abant için Kiraladığım Ford Fiesta 1,5 TDCI Trend X 

Aracın direksiyonun üstünde Cruse Control sistemine ait tuşlar vardı. Nasıl bir ballım varsa, benim gibi uzun yola gidecek adama, Avis bana X paketli Fiesta vermişti. Aracın böyle bir doanımla bana gelmesi açıkcası beni çok sevindirmişti. Benim gibi aldığı arabaları kurcalamadan duramayan bir adama büyük bir iyilik yapmıştı. Fakat arabanın el kitabı yoktu :(. Ben hayatımda hiç Cruse control kullanmamıştım. Bu oyuncakla oynamayı ertesi güne bırakacaktım.

Ben Ford Fiesta ya hep 2 kişi binmiştim. 75 beygir motoru, 185 nm torku vardı. Basınca gaza şahlanıyor, beni memnun ediyordu. Yüksek vitesde bile kalsam downshift yapmama gerek kalmadan alcak devirde verdiği yüksek torku beni akselere etmeye yetiyordu. Kız arkadaşımla hava limanından çıkmadan evvel tüm göstergeleri sıfırladım. 30 km yolu iki kişi 2000 deviri aşmadan kat ettik. tüketim 3,8, ortalama hız 70 km idi. Çok ekonomik görünüyordu

Meğersem bu Kayın validem ve kayım pederimi, yanında bonus baldızımı ve bebeğinin koltukları doldurması, bebeğin ihtiyaç malzemeleri ve kışlık giyecekler bagaja yerşelene kadarmış. Bizim Kurt fiesta , kuzuya dönmüştü. Otobana çıkışta 100 km hızlanmak için revmatch yakalamak , araç sollarken Shiftdown yapmak zorunda kaldım. Yakıt tüketimi daha önce görmediğim değerlere çıkmış, düşük devirde kullanarak ekonomi yapmak genel manada zorlaşmıştı. Aynı motorun Touneo Courerde kullanıldığını düşünürsek, çekişin düşmesi bana biraz fazla geldi. Yüklü fiestanın tüketimi tüm çabalarıma rağmen 4,9 litreye cıktı.

Akraba ziyaretleri için Fiestamızı kullandıktan sonra asıl hedefim olan Abant gölü gezim için sabahın 07:30 unda sözlüm ile yola cıktık.


Aracımla Paralı Anadolu otobanına çıkar çıkmaz, süper merakım ile arabanın cruse control sistemini kurcalamaya başladım. Nasıl çalışıyordu acaba. Once ortadaki on butonuna bastın ve ekranlara baktım, Hem orta konsola hemde gösterge panelinde değişen bişiler yanan bir ışık aradım. Ama hiç bişey karşıma çıkmadı. bir kaç defa on bastım ama hiç bir ses seda yoktu. Şansıma tüküreyim bu araba bozuk galiba diyordumki diğer butonlara bastım. Set+ butonuna basınca pat diye ekranda yeşil bir simge belirdi. Hız göstergesinin içinde yeşil bir analog gösterge simgesiydi bu. Saate 120 km hızla gidiyordum, ayağımı gazdan cektim, devir düşmedi , hız sabit kaldı.

Sonra nasıl devre dışı kacağını bulamaya çalıştım. İlk frene bastım. Devre dışı
kaldı. Korkmuştum. Benim için hızı sabitleyip de geri kapatamamak, Sileceklerin nasıl çalıştığını öğrenmeden yağmur altında kalmak gibi bişeydi. Devre dışı kaldıktan sonra Can Res butonuna bastım. Araç tekrar hızlanmaya başladı, Hızım 90 km kadara kadar düşürmüştüm. Can Res bastığımda araba nedensizce hızlanmaya başlamıştı. Hızım kaça kilitliydi, bu bilgi hiç bir ekranda yoktu. Sadece yeşil Cruse control logosu yanıyordu. Yol musaiti bekledim ivmelenmenin bitmesini.
Fiesta Set+ ilk bastığımda olan 120 kmh hıza kadar tırmanıp sabitledi. Bu arabada meğersem sabitlenen hızın gösterildiği bir ekran yokmuş. Acemilik olunca deneye deneye bulmak zorunda olduğumdan temkinli bir şekilde testlere devam ettim.
Cruse control, Set+ aynı zamanda bir gaz kolu işlevi görüyor, düğmeye basılı tutarsanız arac gazlanıyor, elinize cektiğinizde son hız da sabitliyor. 120 kmden 140 km ye kadar set+ düğmesiyle hızlandım, arac 140 kmde sabit kaldı. Set+ neredeyse tam gaz vererek hızlanıyor. Eğer bir sebebden fren yapar iseniz, cruse control devre dışı kaldığında tekrar set+ bastığınızda o anki hıza sabitleniyor. Ama siz daha önceki kitlediğiniz hıza geri dönmek isterseniz Can Res basıcaksınız. O zaman frenden önceki kilitlenmiş hıza dönüyor. Önünze arac çıkar ve gaza basıp sol şeritten gecerseniz hızınız yükselirse Hız sabitleyici kapanmıyor. Sizin müdahaleniz bitince yani gaza basışınız bitince sabitlendiği hıza geri dönüyor. 160 km hızla araba sollayıp ayağınızı gazdan cekince tekar arac 120 km hıza düşüyor.

Set+ nasıl gaz veriyor ise Set- frene basmıyor, Gazı kesiyor. Set- bastığınızda yavaş yavaş hızınız düşer. Bu set- pek guvenmeyin, Yokuş aşagı ve düz yolda gazı rolantiye almaktan öteye gidemediğinden çoook yavaş veya hiç hızı azaltmıyor. Set- arac frene basınca yavaşlarken basıldığında işlevsel. Çünkü Set+ yavaşlayan arabada işe yaramıyor. set+ sabit ve gazlarken o anki hızı sabitleyebilirken, Set - fren sonrası düşen hızı basıldı anda sabitliyor.

Yukarda anlattığım gibi, aracı kurcalaya kurcalaya Cruse control sistemini öğrendim. En cok hoşuma giden Fast and Furious efecti veriyor olması. Önünüze bir birini sollayan kamyonlar çıkıyor hızınız 80 km hıza düşüyor. 120 km hıza kilitlenmiş cruse control sisitemini, O'conner Mitsubishi Eclipse direksiyonundaki kırmızı nos butonuna basar gibi, Fiestanın Can Res butonuna basarak, tam gazı yeyip sizi koltuğa yapıştıran torkuyla tekrar 120km hıza tırmanıyorsunuz.

Aracın Cruse controluyle oynaya oynaya bi bakmışım Bolu'dayım. Bir hafta önceden araştırmalarıma başlamış, nerden yenir nerde içilir okumuştum, hava raporlarını incelemiş, uydu fotoraflarından fırtınal bulutlarının pazar gününkü konumlarını incelemiştim. Hava tamda meteoroloji uzamanlarının belirttiği gibi , yollar ise kara yolları yol durum raporlarında belirtildiği gibi çıkmış, kaymak yolda 3 derece sıcaklıkta son derece az trafik boluya ulaşmıştım.

Milletin yolda kalırsın gitme demelerine ragmen kendi araştırmalarıma güvenrek yola çıkmıştım. Yöresel lokantaları arayıp yol durumunu sormuştum. yukarda resimde görüldüğü gibi yol durumu kup kuru ve trafiksiz.


Yol bitmez, sis çöker aşkımla üzerimize, ve ben ona şu tarihi konuşmamı yaparım.
"Bak bebeğim bu bizim geleceğimiz, Önümüzde bir yol var , ama biz bunu göremiyoruz. Ama biliyoruzki orda bir yol var. Hızımızı biraz düşürüp sabit ilerliyoruz. Bizi endişelendiren şey biliyorum ki ülkede önümüzü göremiyor olmamız. Ama korkma canım ikimiz bir birimizi sevdiğimiz sürece her türlü zorluğa aşacağız."
Ben bunları söylerken arabanın farlarını yaktım, Konsoldan Bing diye bir ses geldi, sabitleyi ışığının üstünde turuncu bir simge hortladı. Soğuk havada sürüş ışığıydı . Ben bunun bana ne demek istediğini pek anlamadım. Biliyorum dışarısı 2 derece konsolda ışık yakıp aku bitirmene gerek yok fiesta.

Tüm bunlar bittikten sonra Bolu tunelinden önce karlı iki dağın arasından gecerken, yerler aşırı şekilde ıslak ve grimsi çamura sıvanmıştı. Önümden giden trafiğin çamurluğundan sıcrayan bu grimsi çamur, ön camıma yağmur damlaları gibi yapışmıştı. Sileceği çalıştırıp sileyim dedim. Bizim arabanın sileceği o gri camuru öyle bir sildiki tüm görüşüm komple cama yayılmış çamurla kapandı. Azcık su sıkayım dedim. Ama tanrım arabada silecek suyu denen objeden eser kalmamış. Görüşümün %75 ini kaybettim. Etrafta duracak yer bile yoktu. Tünelden gectim. Çamurlu camlar ve bolu tüneli süper kombo olmuştu. Neyseki tünelden sonra Türkiyenin en büyük yol sütü alışveriş merkezi Highway Atletmi (outlet) nedir oraya kırdım . Opete girdim 4 liradan satılan camsil çakması silecek suyunu aldım. Yalnız bir sıkıntı vardı. Kaput nasıl açılıyoor.

Pompacı abilerin şaşkın bakışları arasında aracın ön tarafında anahtar sokacak gizli bir kapak aradım. ( Connect yüzünde ) El kitabıda yok arabanın. Önce Kız arkadaşımın olduğu yolcu mahalini inceledim. Acaba torpidonun içindemi, yoksa koltugun altındamı, yok. Burada ön kaput mandalı yok. Kendi koltuğuma baktım. Yok burda mandal, Dreksiyon altına baktım, yandaki ufak gözü inceledim, yok yok yok yok.

 Tekrar öne gittim, Wv araçlardaki gibimidir acaba deyip Aston marintin özentisi ön ızgaranın içinde çekilebilir bir mandal kol felan filan aradım. Ordada yoktu. Tekrar şöfer koltuğuna gittim, Kafamı dreksion milinin gectiği noktalara bakarken o mendemur kaput açma kolunu buldum kaputu ctım. Rengi kapkara olduğundan ilk bakışta göremediğimi fark ettim. Suyu silecek deposuna hibe edip boşalan pet şişeyi gittim opetin helasından tekrar doldurdum. Onunla da ön camı yıkadım.
Siz siz olun silecek suyunu eksik etmeyin, 120 km hızla giderken o kadar lazım oluyor ki anlatamam.

Abant yolu , 2 şerit geniş tertemiz ve kupkuru. iki tarafta kar olmasına rağmen son derece temiz bir asfalt . Japonya'nın Tougelerinden hallice geniş bir yoldu. İnitial D animesinde , Takumi Fujiwara 1986 model panda trueno ile touge denen dağ yollarında "S" virajları 80 km hızla drif atarak gecerken, ben 80 km hıza bağlanmış beyaz Fiestamla pek geniş ve pek düz yolarında ilerliyordum.

Hayranı olduğum karakterin yanından bile geçmiyen sakin ve ekonomi peşinde bir şöferim işte. Ben de drifti yakıt tüketimi üzerinde yapıyordum, Pompa göstergesini kaydırıyordum  
İnternette yaptığım araştırmalar , yol üstü kahvaltı yerleri arasında tek bir yeri öne çıkartıyordu. Cemil Piknik. Ben ve kız arkadaşım bu uzun yola aç bir şekilde başlamıştık. Yaklaşık 3 saate yakındır aç bir şekilde yol kat etmiştik. Aç aç yol alırken bu yeri gözlerimiz Cemil Piknik tabelasını Abant yolu üzerinde aramaya başlamıştı. Google map üzerindeki konumundan hatırladığım kadarıyla Abant yolunun yaklaşık 15 kmsinde bir yerde olması gerekiyordu. 

Saate 80 km hızla açlıktanmıdır nedir nasıl gördüm bilmiyorum. O ufacık cemil yazısını tabelada görünce, süper atak bir hareketle arabayı kapısına park ettim. Açtım kapıları araba içi donuyo demeden arka koltuktan aldım parkemi montumu şapkamı, aracımızı boşaltık. Dos doğru yemek yenen yere gittik.
4 kişilik bir masaya oturduk, sparişimizi verdik. İki kişilik kahvaltı istedik sadece eve sadece kahvaltı istemiştik. Abi adamlar masaya bir sürü ıvır zıvır ne varsa doldurdu. 4 kişilik masa agzına kadar tas çanak yemekle doldu. Bizim 2 kişilik kahvaltı diye aldığımız şey aslında 6 kişilik bir aileyi doyuracak cinstenmiş. Bu kadar kahvaltılık yemeğin yanında 2 çeşit kızarmış yumurta ve 1 tava patates kızartmasıda cabası. Onu gectim çayda ekmektde sınırsız. kişi başı 25 liraya 3 4 öğünlük yemeği yemiş olduk


Şiştikten sonra azcık yürümek bize iyi geldi. Biraz sindirelim ki yediklerimizi yakıt tüketimimiz düşsün. 

45 dakika doğanın içinde yürüdük, selfview felan cekinip durduk. Ne oluyor bizim test yazısı derail olduk iyice, Biz Fiestayı test ediyorduk dimi? Fiestanın havaladırma sistemi acayip şekilde hızlı. Buhulanan ön camları 2 saniyede çözebiliyor . Genelde kademe ikide kalorifer bizim gibi orta yaş bir çifte yetti. Denemek için 3 ve 4 kademeye aldım ama erken kapattım cünkü çok gürültülü çalışmakta. Esasen beygir gücü felan çaldımı onuda pek fark etmedim. Gerci dizel arabada ne beygiri çalıcaksa. Araba dizel elektrikleme çalışıyor sanki. Yakıtı patlatmak için buji yok ki. Gerci hiç bir şey fark etmedim. Acık kapalı araba aynı gitti. Gerci araba kendi kendine sürdü ya . onuda unutuyorum. Kusura bakmayın. 

Abattayız. Abantın tabelasını gördük parkın içine girdik. İlk gelenlerdeniz. Ama yinede etrafta her ilden plakaya sahip araclar var. Plakaların %35 i Ankara %40 istanbul ağırlıklı. 




Ben arabamı, gişede 10 lira bayıldıktan sonra , göl etrafındaki yolu izleyerek park edecek noktalara baktım. Yol üzerinde bir çok araç park ediyordu. Çünkü parklarda 2 gün önce gelip yerleşen otelde kalan yerli turistlerce doldurulmuştu. kalan yerler ise 20 santime yakın karın altındaydı. Göl kıyısındaki yolu takıip ederek park edecek güzel bir yer bakındım. Fiesta dar bir araba. Yayık değilde dar bu nedenlede uzun görünen bir otomobil. trafiğin azaldığı ileri bir noktaya arabamızı park ettik.
Arabamızı park ettiğimiz yerden abant gölü bu şekilde görülüyordu. 3 saat gezdik tozduk eğlendik. Donduk üşüdük, kayı durduk çok ama çok eglendik. Geri yola koyulduk.




Şimdi yazacakların arabanın en sevmediğim ve tehlikeli gördüğüm noktaları içindir. Eski bir Ford Tourneo Connect kullanıcı olduğumdan Fiesta'nın sevmediğim bazı şeylerini belirtmek isterim. Bu arabanın otobanda tehlike yaratacak bazı sıkıntıları var. Ön kötü olan dış dikiz aynaları. Ben hep orta şeritten giden bir sürücüyüm. Tehlikelerden sağ ve soldan kaçmamı sağlayacağı için bu şekilde yol almayı mantıklı bulmaktayım. Bu arabada yol sol şeritten ve en dıştan giden bir dobloyu aynadan göremedim. Orda bir araba olduğunu biliyorsun ama aynada bunu göremiyorsun. 
Kafamı cevirip bakınca arka çamurluğumun 2 metre paralelinde ve benle aynı hızda giden bir doblo var. Sollama yapmak için bir hisle arkama bakınca dobloyu fark ettim. 2 3 kez sol dikiz aynasına bakarak durumu teyit ettim. Aynam bana o arabayı gösteremeyecek dara kücük. Aynamın sınırının dışında kalıyor. Koca dobloyu göremedim. Benzin istasyonundan cam silecek suyu alırkende koskoca otobus açısı koskoca otobusu görmemişti. aslında küçük olduğu için görmüyordu. Görüş alanı yetmiyor. İnanın bu çok tehlikeli bir sorun. Connectim yayala gibi aynası vardı. bunun okadar küçük kalıyor ve yetersizki. Bir zamandan sonra aynalardan guvenimi kaybedip, arkama barak sollamaya başladığımı hatırlıyorum.

Aracı boş boş otobanda 120 km üstünde kullanmadım. Aslında kullanmak istedimde yüreğim el vermedi. 120 km hızdan sonra bangır bangır bağarıyor motor. 140 km hızla bir süre gittim. Kulaklarımın dayanma noktasına kadar. Hadi onu gectim. Araba yoldaki irili ufaklı yamukluklardan ( tepecik veya kasis demeye içim el vermedi) 120 ve üzeri hızda ilerleyince fazlaca etkileniyordu. sağa sola çekip çekip durdu. Şerit tutmak için çaba gösterdim. O eski kimsenin beyenmediği Ford Tourneo Connect GLX standart seyir hızım bu yolda 160 km idi. Bendeki fiestadamı sıkıntı vardı bilmiyorum. sollamalar dışında 160 km ye hiç çıkmadım. Bana hiç güven vermedi. Ben fiestada o hızda güvenli seyir yapacak hissi malesef göremedim. 


Neyse , biz fiestanın özeliklerinde devam edelim. Biz Bolu tüneli öncesi Highway Outlet tekrar durup içerisini biraz gezdik. Benim Lg2 bataryası zayıfladığı için kız arkadaşımdan telefonunun navigasyonu açıp bana telefonu vermesini istedim. Oda telefonu açıp konsolun tam ortasına çuk diye oturtturdu. İstanbul yolunu bilmediğimden değil, trafik yoğunluğundan dolayı yandex üzerinden bakmak istemiştim. Ama o oyle bir hareket yaptıki aracı tek eliyle modifiye etmiş oldu. İphone 4 S model cep telefonun yandex navigasyon sistemi açık bir şekilde ekranın tam ortasına oturturunca, harika bir dashboarda sahip oldum. 

Ben eski bir sanal pilotum. Ucaklarımız gök yüzünde otomatik pilot ile uçarken bizim tek yaptığımız gps üzerinde kat ettiğimiz yolu izlemek oluyordu. Airbus model ucak kullanıyorsanız MCDU programlar otomatik gaz kontrollerini ayarlar, kalkıştan sonra otoya bağlar uçarsınız. Ucak kendi kendine tırmanırken gaz verir, kendin kenine seyir hızını tutar, alçalırken gaz keser , kocaman gps yerinizi söylerdi.  Aha benim beyaz fiestam o iphone'u oraya koyunca böyle bir şeye dönüştü. Eksik bir o vardı, tam oldu. Cruse control sistemi 140 km kitlenmiş. Yokuş tırmanırken kendi kendine gaz veriyor , inerken kendi kendine gaz kesiyordu. Gps yol takibi yapıp virtajın ne kadar keskin veya ne kadar uzun olduğunu görerek , geleceği görüyormuş gibi arabayı kullanıyordum . Gps cihazlarını dönülen virajların keskinligini bize sunması bence çok güzel bir özelik. ona göre yolu bilmeyen birinin ne kadar gaz kesip, ne kadar vites düşürceğini ön görmesinde çok yardımcı oluyor. 

Aracımız Abant'a çamura bulanmıştı. Çünkü dönmeden önce arabayı dağa bayıra çıkartıp köy yollarında denemiştim. Küçük Köy yolarında çamura balçığa sokup sokup çıkartmıştım. Arac 3. vitesde tepe çıkarken yer yer kar birikintilerinin üzerinden geçerken, lastik boşa kalıyor, sağa sola savruluyordu. Baktim tutunamıyo, geri çıktım otobana.

Araba istanbulda ağır sağnak yağmura girince bulaşık makinesi efektine tutulmuş gibi tertemiz oldu. 

Evet 24 saat boyunca sahip olduğum bu araba ile tam 588 km yol gittim geldim. 3 farklı hava şartında kullandım ve istatistiklere bakalım. 


Gidilen Mesafe : 588 km 
Ortalama hız : 72 km 
Ortalama genel yakıt tüketimi : 5,1 litre (cruse control acık)
Ful depo ile gidebildiği menzil : 798 km 
Şehir içi sakin kullanımda (2 kişi) yakıt tüketimi. 3,8 litre (ortalama 50 km hız için)
Şehir içi Yüklü (5 kişi + bebek + bagaj) yakıt tüketimi : 4,9 litre (ortalama 50 km hız için)


  
Devir Hız Kondisyonu 
5. vites 2200 devir ile 100 km hız
5. vites 2500 devir ile 120 km hız ( 6,5 litre yakıt tüketimi ortalama) 
5. vites 3000 devir ile 140 km hız




Genel Yakıt Tüketimi 

31 litre ( 115 tl )

















Sapanca 2014 Ford Fiesta 1.6i Ti-VCT 6 ileri Powershift Testi




Bu haftasonu 2014 Ford Fiesta 1.6i Ti-VCT 6 ileri Powershift versiyonu test ettim. Daha öncede TDCİ 1,4 2014 fiesta kullanmıştım. Ölü sezonun başlaması, ve kiralık otomobil piyasasında oluşan rekabetten faydalanarak, son derece cuzi bir fiyata Fiestayı kiraladım.
Kesinlikle belirtmeliyim ki, Powershift denen sistem tam bir şaheser. Bir çok zorlu parkurda 440 km kullanma şansını elde ettim. Ayrıca 17 km uphill ve downhill sürüş şansıda elde ettim. 0dan 1600 metre rakımlı bir dağ yolunda powershift Şanzımanın inanılmaz performansına şahit oldum.
Arabamız 2014 model Ford Fiesta kasa olup, üstünde 105 beygirlik, 1600 litrelik unite yerleştirilmiş. Motor maksimum torkunu 4300 - 4500 devir aralığında 150 nm olarak ölçülmüş. Araba sıradan bir benzinli otomobil. Bu sıradanlığı bozan, eskiden 4 ileri otomatik olan şanzıman artık yeni model makyajlı fiestalarda 6 ileri cift debriyajlı otomatikleştirilmiş şanzıman olması.

Evet eski klasik tork konvertörlü 4 ileri şanzıman yerini iç içe geçmiş üçer vitesli iki vites kutusunun birleşmesinden oluşan bir muhendislik harikasına bırakmış. Aslında bu Wolkswagenin ellerinde patlayan DSG şanzımanın Ford kopyası. Fakat ford 2007-2012 yılları arasında otomatik şanzıman konusunda dikiş tuturamayan bir firmaydı. CVT denediler olmadı, Otomatikleştirilmiş normal şanzıman yaptılar. İstanbul trafiğinde ısıdan patladı, Son olarak klasik torq convertöre döndüler, onlarda çok yaktı. Bu yıllar arasında üretilen Fordun başarılı otomatik şanzıman barındıran otomobilleri malesef neredeyse hiç yok.


Ford muhendisleri Wolkswagen Bugati Veyron'da ilk kullanmaya başladıkları DSG şanzımanın fikrini beyendi, Onların hatalarından ders çıkardı. Ford kendi üretimi dual clutch semi-automatic gearbox geliştirdi. İşte bu şanzıman PowerShift olarak adlandırılan vites kutusudur.

Aracı aldığımda biraz acemilik cektim. Debriyajı olmayan bir arabayı ilkez kullanışım. Alışmam yaklaşık 1 saatimi aldı. Aracı hareket ettirmek biraz ilginc. Motoru çalıştırdıktan sonra Park modundan Drive moduna almak için önce fren pedalına basıp Vites kolunu serbest bırakmanız gerekiyor. Fren pedalında bir sensor var. Şanzıman P modunda iken sanki fren pedalını kilitleyen bir mekanizma var. Belli bir oranda basınca vites kolu serbest kalıyor. Serbest kalınca Drive moduna cekiyorsunuz. Bir anda fren pedalı yumuşuyor ve sonuna kadar basabiliyorsunuz. Burdan anlaşıldığı gibi, Fren pedalı aslında Debriyajlar ile ilişkilendirilmiş. İşte DSG ile Powershift arasındaki en büyük fark bu olmalı. Arabayı sürerken anlaşıldığı üzere, hızım 0km olduğunda, şanzımandan bir ses geliyor. Bu çok iyi tanıdığımız Debriyaj diyaframının gevşeme sesi. Fren pedalı aynı zamanda hız sensörüyle ilişkilendirilmiş bir debriyaj pedalı. Bu sayede dur-kalk trafikte şanzıman ısınmıyor. Vites kolunu N konuma getirmenizde gerekmiyor. İşte Wolks Wagen Dsg Şanzımanlarının 45000 km de bir Balata sıyırma sebebi, bu mekanizmadan kaynaklanıyor. Ford Muhendisleri bu şanzıman için 240000 km bir ağır bakım garantisi veriyor. Normal Dsgler 75000 km yolu zor deviriyor. Klasik Otomatiklerde sıksık yağı suyu değiştirlmesi gerekirken, CVT şanzımanlarda yüksek torklu kullanımda kasnakları parçalıyor. Ama Ford Powershifte normal bakımla 240000 km garantiyi veriyor.

Powershift şanzıman Gaz pedalı ilede oldukca iyi ilişkilendirilmiş. Gaz pedalı basma oranına göre tahminen 3 veya 4 modu var gibi. Gaz pedalı ile Şanzıman arasında kullanılan Drive Bye Wire sistem son derece iyi çalışıyor. Fiestanın başındayken bana ne istediysem onu verdi. Ekonomi yapmak istedim eknomi, Sınırları zorlamak istedim beni uçurdu. Ucaklardaki gaz kontrollerine benzettim.

Araç Drive Modunda iken :

Gaz pedalına %20 bastığınızda arac her 2000 devirde vites değişirerek ekonomi yapıyor. Çok kısa sürede 6nci vitese tırmanıyor. 90 km hızla giderken 5,9 litre benzin yakıyorsunuz.
Yokuş çıkarken hızı korumak için %30 gaza basınca bu sefer vitesler 3000 devirde bir değişiyor. 7,1 litre yakıt tüketiyor.

Drive modunda isterseniz vites topuzundan vitesleri değiştirmek mümkün. Araba sollamak istediğinizde, %50 oranında gaz basınca, yakıt tüketimi 13 litreye fırlıyor. fakat araç maksimum tork devrine yani 4000 li devirlerde çalışıyor.

İşte her ne oluyorsa bu %50 ve üzeri gaza bastığınızda oluyor. Araba bir miktar hızlanmaya ihtiyacımızı anlıyor. Yakıt pompası 13 litre yakıtı pompalıyor. Ama araçın devri ve hızı yeterince hızlı artmadığını fark edince , ki bu yaklaşık 2 sn sürüyor. bu sefer şanzıman 1 alt vitese düşüyor. Maksimum Tork devrinin sonuna kadar hızlanıp tekrar bir üst vitese geçiyor. Bu gerçekten çok ekonomik bir akselerasyon mantığı. Gaza %70 üzeri bastığınızda ise araba hiç tereddütsüz vites düşürüyor. Maksimum Tork devrinin sonlarına kadar çıkarak sürekli viteslerini artırmaya devam ediyor.

Araba akselerasyon biter bitmez maksimum ekonomi için uygun olan 6nci vitese geciyor. Arabayı %75 gazla 4300 devirde 5nci vitesede 120 km hıza tırmandırıp gazı kestiğinizde direk vites 6 ya geciyor. İsterseniz ayağınızı gazdan tamamen cekin rolanti gazı bile olsa şanzıman vites 6ncı vitese geciyor.

Otomobil 6ncı vitesde 3000 devirde 120 km hızla giderken 7 litre yakıt tüketimi var.

Powershift S modun

Powershift D modunda tork üzerinden değişimler yaparken , S modunda ise Beygir üzerinden vites değiştiriyor. Buda yaklaşık 2000 devir daha fazla vites değişimleri demek. Drive modun da 4500 devirde vites değişirken, S modunda motorun 6500 devri görüyorsunuz. Ama gerçekten çok gürültülü oluyor. 6000 devir ceviren 1,6 motor pek keyifli ses vermiyor.
Yeni Powershift şanzımanlı 1,6 üneteye sahip fiesta ile tam 440 km yol gezdim. okadar hızlı yeryer yüksek devirli kullanmama rağmen 6,9 litre yakıt ortalamasıyla parkuru bitirdim.

Özelikle 17 km olan dağ parkuru gercekten harika deneyimler yaşattı. Gaz pedalında ki sensörler öyle güzel ayarlanmış ki, hiç bir araç bana yetişemedi. Zigzaglı ve yüksek eğimli dağ virajlarında, Çok keskin U tırmanışlarda, araba girip çıkarken üç saniyede iki kez vites değiştiriyor. Aracta şanzıman lagı yok. Hızınızı vitesden kaynaklanan güç kayıplarından dolayı kaybetmiyorsunuz. U tırmanışlarda trafikteki diğer araçlar korkunç şekilde, vites lagından dolayı hız ve güç kaybediyorken, ben elimi kolumu sallaya sallaya tırmanmaya devam ettim.

Daha önce Fiesta 1,4 TDCI kullandım, 5,7 litre yakıt tüketimi ile kullandım. Üstelik değerleri düşürmek için oldukca kendimi kastım. Yakıt ekonomisi yapayım derken motoru boğdum, duman attım, yokuşta hız kaybettim, Torku kaçırdım, devirden oldum.

Ford Fiesta 1,6 Powershift hiç kasmadan ekonomi yapmadan 6,9 litre benzin tüketebildi. İki elim direksiyonda , gözüm yolda son derece güvenli ve konforlu yolculuk yaptım. Yokuşta kaçırmadı, Güç isteyince güç, Ekonomi isteyince ekonomi. Bu fiestaya binecek insanın gaz pedalına basmayı öğrenmesi yeter.

Benim için Manual şanzıman artık temelli gitmiştir.

30 Ağustos 2014 Ford Fiesta 1.5 TDCI Trend Testi



Gectiğimiz hafta 2014 model yep yeni Ford Fiesta 1,5 Tdci aracını test etme şansını elde ettim. Arac 1,5 litre yepyeni bir tubo dizel motor taşıyor. Bu motor eskisinden 5 beygir daha fazla güc üretip 75 beygir güce sahip. Bu gücü 3750 devirde üretirken, 1750 devirde 185 nm tork üretiyor. Rakamlar 1.118 kg ağırlığında bir araca göre fazla fazla yetiyor. Ben bu arabanın en çok görüş açısını sevdim. Daracık alanlarda sıyrılarak gidiyorsunuz. Aracın burnu çok kestirilebiliyor. Pendik ara sokaklarında sağlı sollu parklar yüzünden sıkış sıkış alanlarda hiç teredüt etmeden geçebildim. Arkasını kestirmek alışmak gerektiriyor
Araba gaza basınca resmen roketliyor. Beşinci vites de bile tam gaz basınca yokuşta rahatlıkla sollama yapabilirsiniz. Vites düşürmekmiş falanmış, hiç gerek yok. Arabanın gözüme batan en büyük sıkıntısı direksiyonun arkasındaki silecek kontrolleri, Zırt pırt elime çarpıyorlar. Sert bir manevra yaparken tüm silecekleri açıyorum.  Sonra tek tek kapatmak gerekiyor.
Göstergeleri harika. Direksiyonu inanılmaz hafif. Araba dururken bir fısıltı çıkarıp elektro hidrolik direksiyon sistemi devreye giriyor. Direksiyon aşırı hafifliyor. Bu sadece düşük hızda gecerli. Saate 90 km hızla giderken 10 kat sertleşiyor.
Şimdi gelelim en önemli noktaya, yakıt tüketimine. Bu arabaya 53000 lira sayıp aldık diyelim. Çok güzel 6 ileri otomatik ve 100 beygirlik fiesta dan bile pahalı bir arac. Derki Ford muhendisleri, bu yeni motor 3,7 litre yakıt tüketiyor. Test ettim. Araba beşinci vitesde 2000 devirde 85 km seyir hızında düz yolda 3,3 litre yakıt tüketiyor. Yokuş çıkarken, bu hızı korumak için gaza bastığınızda, 5,7 litre yakıt tüketmeye başlıyor. Trafiğin olduğu Ankara asfaltında, uzun süre 1750 devirde 75 km hızla seyrettim. Bu hızda 3,0 litre yakıyor. Tabi bu değerler, anlık yakıt tüketimi değerleri. Benden önceki sahibi araba ile 5,7 litre yakıt ortalaması ile kullanmıştı. Ben 350 km yol yaptığım ve aracın ortalama yakıt değeri 5,1 litre ortalamaya düşmüştü. En çok 14 litre anlık tüketimi gördüm. Oda Şile otobanında yüksek hızda yapılan bir sollama esnasında.
Otoban sürüşüne gelirsek, 2500 devir beşinci vitesde 120 km sürate ulaşıyor. Akselerasyon sırasında 9,8 litre yakıt tüketiyor. Fakat akselerasyonu tamamlayıp, hızı korumaya odaklandığınızda değer 5,5 ve 6 arasında gidip geliyor.
Sonuc olarak, ben bu arabayı 53000 lira verip satın almam. Sprit monitör sitesine bakarsak zaten 15,000 liraya satın alacağınız 2005 model Citroen C2 1,4 Hdi ile aynı yakıtı tüketiyor. Avrupa insanları 4,9 ortalama ile kullanmış.

İstanbul gibi bir yerde tek elim vites topuzunda duracağına, otomatik fiesta alırım daha iyi. Çünkü 6 ileri Powershift 100 beygirlik Fiesta'nın fiyatı sadece 49000 lira. Üstelik full + full. Dizel fiestanın hill-holder bile yoktu. Pazar sabahı yol calışması esnasında güneşin altında, debriyaj +vites+yokuş kalkışını dakikada 8 defa yapınca, insanın pek bir hevesi kalmıyor. Su gibi terliyorsun.
Ayrıca kız arkadaşının elini tutacak boşta bir elin olması gayet avantajlı bir opsiyon.

24 Ağustos 2014 FIAT LINEA 1.3 MULTIJET 95 PS Testi

Hafta Sonu Fiat Linea Test ettim. Güzel bir Pazar sabahı, bişeyleri kurcalama isteği ile kendimi kiralık bir FIAT LINEA 1.3 MULTIJET 95 PS başında buldum. Ödünç aldığım Linea ilerde almak istediğim arabalardan bir tanesi idi. 1,3 multijet motorun normalde gücü 75 beygirdi , bu güç lineayı çekmeye yetmeyince 95 beygire çıkartılmış. Fakat eski motoru 180 Nm torka sahipken revizyondan geçen motor ancak 200 nm tork üretiyor. Torkunu sözde 1750 devirde üretiyor , açıkçası ben bunu hissedemedim. Aracın vites oranlarını hiç beğenmedim. Araç beşinci vitesde 2000 devirde anca 85 km hız yapabiliyor. 110 km hıza çıktığımda , devir çoktan 3000 rpm bulmuş oluyor. Şehirler arası yolda 120 km hızla gitmek için yapacağınız motor devrini hiç düşünemiyorum. Devir artıkca yakıt tüketimi artar. Bu araba ile az yakıp çok gitmek istiyorsanız 2000 deviri geçmemek gerek. 4 litre ortalamayı tutturabilir gibi duruyor. Performansı çok kötü ama aracın kullanıcı notları okununca inanılmaz az yaktığı görülüyor.Bu spritmonitor sitesinde raporlanan 16 aracın ortalama yakıt tüketimi 5,3 litre. Performansı vasat, yokuş yukarı sollamama yapmak kullanıcıya endişe veriyor. Beşinci vitesde Beşiktaş Nevzat Demir tesisileri önündeki yokuşu tırmanırken sıkıntı yarattı, Boş araba beşinci vites 2000 devirde , gaz vermeme rağmen 85 km hızı korumakta bir hayli zorlandı. 3000 km yol yapmış yepyeni araba oysaki. Hayal kırıklığı yarattı. Yapacak bişey yok, ya ekonomi yada performans. Arabanın 1,6 olanıda 100 km de 6 litre yakıyor. http://www.spritmonitor.de/sitesinden bakınca 1,6 litre sahiplerinini yakıt tüketim ortalamaları 6,8 litre görünüyor. Bence 1,6 litre linea alınan verime göre çok yakıyor.Karasız kaldım bu araba performans bakımından üzerken, yakacak konusunda fazla fazla memnun ediyor.



9 Temmuz 2014 Çarşamba

Oyunun çoçuk moderatörleri.

Koskoca Gaijin forumunu, 20 sini doldurmamış çocuğa emanet edersen olacaği budur. Adam benim basit yorumumu bile kaldıramıyor. Hayatımda yediğim en aptalca ceza. Bu aptallığı sizlere göstermek benim borcum.