Otomobil Testleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Otomobil Testleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2016 Pazar

Hyundai i10 1.0 Blue 10,000 Km Raporu

16 Mayıs 2016....
O günden bu güne üç ay geçti. Hyundai i10 ile üç aydır beraber 10,000 km devirdik. Peki neler yaptık, sizce bir geri dönüş yazısı yazacak kadar çok veri elde edebildim mi.

Ayten ilk yolculuğunu Maşukiye'ye yaptı. Kartepe'ye tırmandı. O gün 4 kişi 230 km yol gezdik.


İkinci yolculuğunda tam yüklü iki kişi ve bagajı ile memleketim Sivas'a gitti. Kayseri üzerinden dönüş ile  2200 km yol tepti.


Üçüncü yolculuğunda bayramda Balıkesir Güre'ye gitti. Ben buraya üç sefer yolculuk yaptım. Bir de Bla Bla Car tecrubesi yaşadım. 400 km mesafeyi üç defa gidip gelmek toplamda 2400 km yol yapmış oldum. 

Dördüncü yolculuğu ise Çeşme Alaçatı olcaktı. Çeşme yolculuğu dışında orada yaptığımız kilometrelerle 1500 km yakın yol kat ettik. 


Ayten, yaptığı binlerce km ardından, 3 ay gibi bir sürede 10,000 km  sorunsuz bir şekilde tamamladı. İstanbul trafiğiyle, dandik lpg yakıtla, aşırı sıcaklarla, aşırı yükle olan kavgasını bu gün bile sürdürmeye devam ediyor. 


Ne kadar para harcadım. 

Arabamın Kaskosu ve Trafik sigortası için 2800 tl para harcadım.
Yaptığım  raporlanmış 9158 km için 1600 tl yakıt masrafı yaptım.
İki adet önlere takılmak üzere Dört mevsim lastiği Petlas Pt535 için 260 tl ödedim.
İlk aldığım ay LPG bakımı için 130 tl ödedim.
Patlayan bir lastik için 15 tl onarım ücreti ödedim. 

Hyundai i10 şu ana kadar bana yarattığı ekonomik yükü 4805 tl

Sahibinin gözünden Ayten... 

Arabanın anahtarından, merkezi kilit butonuna basın. Tüm kapıları bagaj dahil açılır. Sürücü kapısını acınca, 3 kademeli kontağa anahtarı sokun. İlk kademede, teyp aktif olur. İkinci kademede tüm gösterge ışıkları yanar, Debriyaj pedalına basın. Işıklar sönünce Marş verin. Elektrikli direksiyon ışığı ve Motor arıza lambası sönecek. Fakat bekleyin, Henuz LPG ışığı sönmedi. İlk hareket sırasında LPG moduna geçerse güçten düşüyor. Bir anlık silkeliyor. Işık yeşil yanıp yanıp sönmesi bittikten sonra, sabit iken vitesi takıp artık yola çıkabilirsiniz. 

İkinci nesil 998 cc Kappa motorumuzla tanıştırayım sizi.  Üç silindirli, üç lpg selonoid ve üç benzin enjeksiyonlu. Açık konuşmak gerekirse, hiç bir zaman tam güçte kullanmayacağım için, size gerçek yol kullanıcılarına sürerken ne olduğundan bahsedeyim. 


Arabayı 1500 devirde kaldırıyorum. Mümkünse klimayı açmayın. Klimayla ilgili sırayla yeri geldikce değinmek istediğim bazı noktalar var. Ama kalkışta silkeleme yapsın istemiyorsanız klimayı açmayı tavsiye etmem. Eğerki 3000 devirde kalkarım sıkıntı yok derseniz sorun değil. Ama ben İlk hareket anında klimayı kullanmıyorum. Hatta ilk 2 km boyunca Kilimayı açmıyorum. Çünkü, motorumdan ciddi güc çalıyor. Özelikle düşük devirde arabayı yürütmek çok zor oluyor. Hyundai i10 Labratuar testlerinde 1500 devirde 22 Beygir güc üretiyor. Fakat İstanbul LPG'si ile 1500 devirde 17 beygir gücü ancak üretiyor. Klima 5 beygirinizi her türlü çalmaktadır. Yani arabanızı kaldırırken 11 beygir ile kalkış yapmak zorunda kalırsınız. Ağırlığı 1119 olan bir otomobilin, 11 beygir ile kaldırmak çok sıkıntılı olmaktadır. Ben bu durumu 3 ayda defalarca ama defalarca tecrübe ettim. 


Ben arabamın burnu aşağı bakacak şekilde hep yokuş aşağı park ederim. Motoru çalıştırıp vitesi geri takınca, El frenini indirip, frenide bırakınca araba kaymaz. En sevdiğim özelliği budur. Geri geri çıkış yapacağımdan bu özellik çok yardımcı olmaktadır. Yokuş kalkış desteği çok güzel ve tutarlı çalışmakla beraber, vitese göre yön tayini yaparak ne tarafa kaymayacağını bilmektedir. Hatta bazen vites 1'e takılı iken hafif geri kayma hissederse kendi başına arabayı 2 saniye tutmaktadır. Ben geri vitesi takınca araba kendini 2 saniye tuttar, bana devriyajı kavratmam için süre tanır. Bende bu süreyi balatayı korumak adına yumaşak bir şekilde harcarım. Araba geri hareketi algıladığında erkenden freni bıraktığıda olur. yani iki saniye boyuncada tutmaz. 

Harekete geciyoruz, İlk vitesi daha ilk 50 metrede terk edip ikinci vitesimize geçiyoruz. Genelde 2500 devirde vites değiştiririm. Bu yolun durumuna göre değişir. Kappa 2500 devirde iyi gaz ile labratuar ortamında 32 hp güc ve 92 nm tork üretir. Oysaki, biz bu motorla 28 beygir ve 80 nm torka 2500 devirde ulaşıyorsak kendimi şanslı sayarım. 

İkiden üçe geçiyoruz, Her derde deva üçüncü vitesim. Motordan aldığı gücü 1,269 vites oranıyla yola taşıyor. Çoğu zor koşulda seni kurtarıyor. Fakat klima açıksa düşük devirde bu vitesden istediğinizide alamıyorsunuz.  2500 devirde tapa gaz yaptığınızda klima açıksa, yüklü bir şantiye kamyonu rampada sollamak zaman alıyor.  
  
 Hyundai İ10 1.0 Kappa motorunun vites yardımcısı her 2000 devirde vites yükseltmesi talep ediyor. Drive Bye Wire olan araba, 2000 devirde ortalama 20 beygir güc üretiyor. Saate 15 km hıza cıkınca 2. vitese geçin diyor.
 Saate 25 km hız ulaşınca 3. vitesi istiyor
 Saate 47-48 km hıza ulaşınca 4. vitesi talep ediyor. Çoğu zaman 2200 devirde bu ikaz geliyor.

 Son olarak 5. vitesi 2000 devirde saate 60 km hıza ulaşınca istiyor.
Eğer arabanın içinde tek başınıza ve klimanız acık değilse siz bu yönermelere uyun. Arabanız LPG li olduğu için bu yönermeler vites artırmak için değil. Seyir yapmak için çıkacağınız viteslerdir. Mesela 3 den 4 de gectiğinizde araba 1800 devrin altında kalıyor ve çekiş sorunu yaşatıyor. Ama 2000 devir yerine 2500 veya üstü devirde vites değiştirirseniz, motor devri bu devire düşüyor. 2000 devirde seyir yapmakta sıkıntı olmuyor. 

Bir otomobili saate 100 km hızda seyir yapabilmesi için 15 beygir yetmektedir. Bu durum düz yolda geçerlidir.  Hyundai i10 saate 100 km hızla giderken 3000 devir çevirir. 3000 devirde 37 beygir güç ve 88 nm tork üretebilir. 3000 devirde full yüklü ve klima açıkken çok rahat ilerlemek mümkün. Ama biraz rampa gördüğünde ve sollamaya cıkıldığında, klimayı kapatmak faydalı olacaktır. Ama Klimayı kapatmak yerine 4. vitese düşüp ekstra 500 devir artırmakta fayda sağlıyor. Maksimum tork devrinde tırmanmak çoğu zaman yeterli oluyor. Maksimum tork 3500 devirde 90 nm tork ve 44 beygir güç üretiyor. Maksimum güç 6200 devirde ise araba 67 beygir güç 77 nm tork üretiyor. Peki benzinde durumlar nasıl. Araba benzinde 3200 devirde 93 nm tork ve 42 beygir güç üretirken, Maksimum güc olarak 6200 devirde 69 beygir güç ve 79 nm tork üretiyor 


Ben arabamı genelde 2500 devirde ve saate 80 km hızla şehir içinde kullanırım. İstanbul içinde, sahil yolunda, orta şeritte tin tin giderim. Ama otobanlarda pek tintinlediğim söylenemez. 

Trafik Kurallarına uyarsak 

50 km hız sınırı olan yollarda : 4. vitesde 2000 devir ile seyir yaparım
80 km hız sınırı olan yollarda : 5. vitesde 3000 devir ile seyir yaparım
110 km hız sınırı olan kara yollarında : 5. vitesde 3500 devirde seyir yaparım. 
130 km hız sınırı olan otobanda : 5. vitesde 4250 devirde seyir yaparım. 

Peki yakıt tüketimleri ne alemde, Aytenimin 27 litre gaz tankı var. 40 litrede benzin tankı bulunmakta. Aracın bir çeşit yakıt geçiş sistemi var, 3-4 litre civarında bir yakıt kaldığından bir diğer tanka geçiyor. Mesela Lpg tankımda basınç düştüğünde yani az yakıt kaldığında benzine geciyor. Bu nedenle hava durumuna sıcağa soğuğa göre depo her defasında farklı bir gaz miktarı alıyor. İstanbul şehir içi trafiğinde 6,7 ile 9.4 arasında tüketim gidip geliyor. 

Çeşme gece yolculuğum sırasında saate 110 km ortalama ile yol aldığım güzergahta 6,7 6,5 litre tüketime ulaştım. Gündüz dönüşümde ise tüketimim 7,7 litreye çıktı. 

Gündüz gözü ile saate 120 130 km hızlarla yaptığım Balıkesir yolculuğum ise tüketimim 8,07 8,5 litre arasında değişti. Bu yolculukta dolu bagaj ve 2 yolcum vardı. 

Balıkesir gece yolculuğum ise 6,6 ile 7,6 arasında değişti. Araba full yüklü, 4 yolcu ile saate 110 km pek aşmadan yapılan bir yolculuktu..

Arabanın, lpg modunda iken cut-off olmuyor. Beşinci vitesde rampa aşağı yol alındığında, saate 100 kmde 2 litre lpg yakıyor. Bunu OBDII bağlantısı ile Dashcommand yazılımı ile gördüm. 


Dash Command, programı ile motorun tüketimlerini inceleme fırsatım oldu. Arabanın yapılan 16 km yolda tapa gazda , 30 litre lpg tüketimi gördüm. Araba 80 km hızla ve 100 km hızda sabit ilerlerken tüketim aynı görünüyor. 


Bu küçük videoda, yaptığım 30 dakikalık kücük teste klima kullanmadan 6 litre yakıt tüketimine ulaştım. Tek başıma hava sıcaklığı 23 derece iken klimasız saate 80-100 km hızla yapılan seyirde, 25 litrelik gaz tankından en fazla 416 km yol gidilebileceği görülüyor. Bu değer çok optimum bir rakam. İstanbul trafiğinde tuturmak imkansız.

Hyundai i10 25 litre ortamala yakıt tüketimi ile İstanbul için 280 km yol alabiliyor. Bu değer otoban kullanımında en fazla 332 km olarak ölçe bildim.  




Aracımın 3 aylık yakıt tüketim raporu ortalaması 6,9 litre olarak çıkacaktı. 

BlaBlaCar yolculuğum...

Bayram arifesi Pazartesi'ne denk geldi, Eşim tüm hafta tatil ama ben Pazartesi arife günü çalışmam gerek. Cuma gecesi Eşimi ve kayınvalidemi Balıkesir Güreye götürdüm. Geri dönüşte yakıt maliyetimi düşürmek için kişi başı 30 liradan blablacardan gidiş dönüş ilan verdim. Bayram arifesi olduğundan çok büyük talep oldu. Yeni Osmangazi köprüsüde açılmış bedava hizmet veriyordu. 
Aracım Arife gün iki bayan blablacar yolcusu misafir ettim. Balıkesir Akçaydan, İstanbul Kartal köprüsüne 397 kmlik yol. Ben iki bayandan yakıtı bedavaya getirdim. Yakıt bedava olunca, bastım gaza yapıştırdım arabayı. Yemek parası çıkmadığı için , mola vermek istemedim. Yolcularımda arabanın içinde uyuya kaldılar. İki defa yakıt almak dahil toplam 4 saate 7 dakikada Kartala ulaştım. Ortalama hızlım 112 km yi bulmuştu. En yüksek 145 km ama mümkün olduğu kadar 120 km hızla yolculuk ettim. O gün ortalamam 8,4 litre lpg tüketimi çıkıcaktı. Aynı yolun dönüşü 3 blablacar yolcum bana eşlik etti. Bu sefer  fazladan 30 lira gelir elde etmiştim. Onuda köfteci yusufda mola verip yedim. İlk yolculukta 55 tl , ikinci yolculukta 90 tl kazanmıştım. İlk yolculuk 65 liraya , ikincisi ise ortalama 8 litre gaz tüketmiş yine bol molalı olduğundan 6 saat sürmüştü. Zaruriyetten gittiğim bu yolda 400 km yolu kişi başı 30 tl den 5 kişiyi mutlu bir şekilde ailelerine ulaştırdım. 

Konfor...

Aracımın bozuk yollardaki konforundan pekde memnun değilim. Özelikle köy yollarında arabanın zarar verdiğini düşünecek kadar sert tepkiler aldım. Sokak aralarındaki tümseklerden geçerken dayak gibi geri dönüşüm veriyor. Otobanda ise araba ucan hali misali ilerliyor. Güven veriyor. Uzun yolda yolcularım geneldu uyur, ilk tümsektede hortlarlar. Esasen ben konfora bakmam. Ama eşim hamile olunca malesef bu aralar kendisinden çok şikayet alıyorum. Bende hızımı keserek bu sorunun üstesinden gelmeye çalışıyorum. Eşimden dolayı artık uzun soluklu yolculuklara çıkamayacak durumdayım. Araçta geçen süreyi kısaltmak adına önü açık yollarda nispeten daha hızlı kullanıyorum. Fakat bu tümseklerde herşeyi feda edip , uzun frenler yaparak yavaşlıyor. hafif silkelenme ile aşıyorum. 

Trim sesleri.... 

Arabanın ilk aldığımda arka taraftan trim sesleri geliyordu. Trim seslerinin sonradan arka katlanır koltukların kancalarından geldiğini keşfettim. Metal halka ile kanca arasındaki boşluk motorun verdiği titreşimle ses yapıyordu. Bunu metal yüzeyleri bant dolayarak aştım. 
Arabanın yolcu kemeri tokası kapı sütünün sert kaplamasına temas ediyor. Benim Emniyet kemeri ters durdumu tır tır ses yapar . Bunu düzeltmek gerek her seferinde. 
Torpido gözüne ağır bir meteryal koyunca, gene torpido kancası ses yapıyor. Benim 3 silindirli motorum biraz titreşim yayar. heleki ilk çalıştırmada baya vuruntu yapar. Isınınca normale döner. Bu süre içerisinde bazı trim sesleri oluşur. Onuda bu şekilde önlemiş oluyoruz. 

Lastik mevzusu ...


Arabamı aldığım ay talihsiz bir durum yaşandı. Dİngilin biri, gece vakti sokaktaki tüm arabaların lastiklerini delmişti. Buna benim arabamın lastiği de dahildi. Arka lastiğim yanaktan şişlenmişti. Bre deyyus sen hangi hakla gebe eşim için aldığım arabanın lastiğini delersin. Acil bir durum olsa ben ne yapardım. 
Arabamın yedek lastiği yok, Yedek lastik olan yerde 27 litrelik simit gaz tankı var. Bagajda lastik tamir kiti, ilk yardım çantası ve el kitapları var. Bijon anahtarı bile yok. Bir tek çekme halkasıvar bunda. 

Arabanın yedek lastiği yok, onun yerine aşağıdaki tamir kitini koymuşlar. 

Bu kiti çıkardım, önce tüpü kompresöre, Kompresörü çakmağa bağladım. Köpükten çıkan ucuda lastiğe bağlayıp olacakları seyrettim. 


Kompresörü actım, tar tar çalışmaya başladı. Fakat ilk 30 saniye bişey olmadı. Sonra lastik şişmeye başladı, beni lastikçiye götürecek kadar onarılmış oldu. Çünkü yolda giderken pıst pıst kaçırdığını duyuyordum. Sağlıklı bir onarım değildi. Ama bende tüm sıvıyı kullanmamıştım. 500 metre ilerdeki lastikçiye yetecek kadar kullandım. Sıvının hepsini kullanmam gerekirken ben sadece %15 gibi bir miktar kullandım. Lastik 32 bar şişince acele ile söküp lastikçiye sürdüm. 

Nakitim olmadığı için tanesi 220 lira olan Eco Contack 5 lastik alamadım. Yanaktan delinmiş lastiğimi soğuk yama yaptırdım. bu lastik ile 8000 km yol gezdim. Ön sol lastiğim Çeşme Alaçatıda yanaktan yarık oluşunca değiştirmeye karar verdim. Yanaktan yaralı lastik ile 600 km yol tepip İstanbul'da ekstra masraf olmasın diye 2 adet önlere dört mevsim lastiği Petlas Pt535 lastik aldım. Arkadaki yanaktan yamalı lastiği, öndeki yanaktan hasarlı lastiği söktürdüm. önde tek kalan lastiği arkaya takıp Petlaslarımı önlere geçirdim. Tanesi 135 tl tuttu. Allah'tan ucuz lastik ölçüsü kullanıyorum. Petlaslar Eco Contak 5 lastiklerimden çok daha ağırki en az %50 daha ağır. Ama çok daha yumuşak. Bu arabaya yaptığım en büyük ikinci masrafımdı. Ben arabam ucuz olsun, çok gitsin diye aldım. Tutupta 220 liste fiyatıyla yazlık lastik almak yerine, Çamur ve Kış damgalı yerli işi ucuz dört mevsim lastiği aldım.
Ne bir taş ile iki kuş vurmak gibi oldu. Ne verecem bir sürü parayı lastiğe. Zaten kaç km hız yapıyorum. Zaten 3 silindir. varsın %5 yakıt tüketimim artsın, Oysaki konforum iyileşti. Ne yol tutuşu bozuldu, ne yol gürültüsü arttı, neden yakıt tüketimim.  
Eco Contach 5 ile Petlas Pt535

LPG bakımı...

Ucuz dedik, az yakıyor dedik, ama bu arabanında bir kusuru elbette var. Hyundai servisinde bakımı yapılamıyor. BRC servislerinde lpg bakımı yapılıyor. 50 tl değerinde bir gaz filtresi var. Oda kolay kolay bulunmuyor. Fabrikadan tedarik edilmesi gerekiyor. Bende tedarik edemeyince, eskisini temizlettim. Miss gibi oldu. Ama LPG bakımı sırasında 2 tane katkı maddesi aldım. Benzin ve LPG katkısı. İlk arabamız yolda kalmasın dedik. Bu katkılar bana 100 tl , filtre bakımıda 30 tl maliyet çıkardı. 
Temizlik öncesi ve sonrası 


Kasko ve Trafik sigortası soygunu..

Arabamı Axa sigortadan 1400 liraya Trafik sigortası yaptırdım. Kaskoyu ise 1400 tl'ye unico sigortaya yaptırdım. Kredi kartımda 6 taksitlik bir ödeme oluştu. Bu yük beni biraz rahatsız ediyor. Aracım Bursa - Gemlik yolunda bir tırın bana arakadan çarpması sonucu arkadaki hasar oluştu.

Mercedes Across Tır çarpması sonucu oluşan deformasyon

Arabam şu an kaskodan rücü edilerek, karşı tarafın trafik sigortasına yansıtılarak yetkili servisinde onarılıyor. Arabam teslim ettiğimde 45500 km yol devirmişti. Bu üzücü kaza sonrası biraz moralim bozulsada, tekrar eskisi gibi kullanıma dönmem zaman almadı. araba bu şekilde 1 ay 3000 km kullandım. En son lastik değiştirdikten sonra servise onarıma verdim. Arabanın bakımıda yapılacaklar listesinde. Umarım her nekadar bu doğrultuda bilgilendirilsemde kaskom bozulmaz ve seneye daha yüksek bir mebla ödemek zorunda kalmam. Bu benim hatam değil. Bunu servise üstüne basa basa söyledim. Umarım bir sıkıntı yaşamam. 

Sonuç...

Hyundai i10 1.0 Blue LPG bi fuel aracımdan çok memnunum. Buna memnun olmayanlar, genelde arka koltukta seyehat etmek zorunda kalan insanlar. Bu arabanın arka koltuklarının dar olmasından veya başka bir sebebden değil, genel olarak aracın verdiği intibadan dolayı memnuniyetsizlik var. Ben kendime göre araba aldım. başkalarını düşünmedim. Bir doblo veya connect, aile boyu sedan beklentisi olanlar, benim 1.0 motor ufak arabamı bencillik olarak düşünüyorlar. Ben bu arabayı eşim için aldım. Aylık gelirim, aylık giderim belli. Yılda 1500 lira vergisi olan bir ticari araç, 100 kmde 8 litre benzin yakan 1.6 litre eski kasa bir sedan almak yerine, sağlamlığından emin olduğum, daha 36 bin km de güzel bir şehir içi otomobili aldım. Bu otomobil Hyundai i10. Yıllık bakımı 380 lira, 5 yıl garanti, 100 km de 13 tl yakıt masrafı, 640 tl yıllık vergi. Daha ne isteyebilirim ki. 

Arabamın Benzinde ve LPG de hızlanması. 


Benzinde hızlanma



LPG hızlanması




29 Haziran 2016 Çarşamba

Habitatının dışında: Hyundai İ10 1.0 Blue

Ayten....

İlkez 2014 yılının soğuk bir kış akşamı, otobus durağından evime olan 2 kilometrelik yolu yürüken görmüştüm kendisini.  Günün erken bitmesi ile zifiri karanlığa bulanmış caddede yürürken, mavi mavi parıldayan iç aydınlatması ile dikkatimi çekmişti. Ara sıra internette gördüğüm bu arabayı ilkez kanlı canlı görmüştüm. Ve hasıl bir merak uyandırmıştı bende. İlk ozaman tanıdım Otopark'ı. Hyundai i10 hakkında internette araştırma yaparken "Angry Bird : Hyundai i10" testlerini izlemiştim.
Çeşitli araba arayışlarından sonra , Mayıs ayında 2014 model Hyundai i10 1.0 Blue aracımı satın aldım. Bu satın alma hikayesi ise ayrı bir konudur, ama anlatsam buraya sığmaz. Sizde sıkılıp gidersiniz. En iyisi biz Hikayemize ilk 2000 km yaptığım  ilk iki haftasına  sonrasına gidelim.
Arabayı aldım , şehir içi performansı ortadaydı, yeni arabam ile daha büyük maceralar yapmak istiyordum. Babamı kandırıp, eşimide ikna edip neredeyse 6 yıldır yapmadığım bir yolculuğa cıkıcaktım. Hedef Memelketim Sivas....



Ben Hafik'liyim..
Sivas- Erzincan yolu üzerinde, Pendik'deki evime 900 km uzaklıktaki bu şirin ilçe, son zamanlarda gelişmiş bir yer.  Fakat benim ailemin yaşadığı yer bu ilçeye 25 km uzakta bir mezradır. Düğer köyüne bağlı , fakat köyden 5 km uzakta bulunan Karapınar adında doğa ve yeşillikler içinde harika bir yerdir.  Burada amcam ve dedem iki hane beş nüfus yaşarlar.  Yazın nüfüs 30 kişiyi bulabilmekteydi.  Kendi ekip bictikleri ürünleri tüketir , hayvancılıkla geçinirler.



 Yola cıkıyoruz....

Arabamız Hyundai İ10 1.0 Blue,
Sen nasıl bir varlıksın, 2000 km gezdim şu güne kadar, yakıt maliyetleri adamı evde oturtmayacak düzeyde. Motoru Kappa kod isimli Bi-fuel bir motor. 1.0 litrelik hacmi, benzinde 69 beygir iken LPG modunda 67 beygir üretmekte. Normal 1.0 i10 modelleri, 5500 devirde 67 beygir iken, benim motorun diğer modellerden 700 devir fazla cevirerek aynı gücü elde edebiliyordu. Benzinde ise fazla devirden dolayı 3 beygir fazla güç üretiyordum.





Torkum fabrika verisi olarak 90 nm gözüksede, bir üniversitenin yaptığı testlerde 100 nm üzerinde çıkmıştı.


Tüm bunları incelerken, iş yerimde en uygun vites-devir-hız noktalarını internetten bulduğum bir Motor performans eğrisinde incleyip notlarımı alıyordum ...


Araba beşinci vitesde, 2500 devir atıyor ve 80 km hız yapıyor. Bunu yaparken düz yolda 3,3 litre benzin harcıyor. Motor bu devirde tam gaz basıldığında 30 beygir gücü üretip 80 newton tork veriyor.  Bu şekilde hareket etmek belki ekonomik ama dip gaz basıp bir araba sollamak için 30 beygir gücünüz oluyor.  Ben bunu pek çok kez tecrube ettim. O 30 beygir senin 1118 kilo olan arabanı sollatmaya yetmiyor..  Biz bunu ilk şehir dışı yolculuğumuzda, Maşukiye gezmizde fazla fazla hissetmiştik. Heleki bir Kartepe tırmanışı varki anlatılmaz yaşanır.


Klima actığında ise her devirde 5 beygir düşüyormuş gibi hissediyorsunuz. Bu beygir düşüşü motorun cevirdiği devir artıkca hissi azalıyor. 2500 devirde 5 beygir kaybetmek, 25 beygirbir otomobil sürüyormuş hissi yaratırken, 3500 devir ve üzerinde klima etkisi neredeyse kayboluyor. Bunun sebebi güc kaybının yüzdeye olan oranı olarak düşünüyorum.  6200 devir çeviren fakat genelde 4000 devirin üzerine bile çıkmadan kullandığım değerli bücürüm topu topu üç silindirli olmasına rağmen, beşinci vitesi sonradan koyma gibi duran, 5 ileri bir şanzıman eşlik ediyor. ilk 3500 devirde 4 ile 5 arasında 500 devir fark var yok gibi. İlk 1-2-3 viteslerin oranları alabildiğince uzun iken, (1.0 motoru baz alırsak uzun diyorum) 4 ve 5 kapı komşusu gibiler.  2-3 gecişlerinde rampa çıkıyorsanız ciddi bir devir cevirip üçüncü vitese takmak daha mantıklı olur. Çünkü motor uzun orandan dolayı alt devirde kalıp sizi eski vitese düşürmenize neden olabilmekte. 

Neyse biz bücürümüzü ezmeyelim, benim Blue taglı kücük i10'um maşukiye yolunda 215 km yol tepip 29 lira yakıt masrafı çıkartarak, Annemi Babamı Eşimi şaşırtmıştı. Bir otomobil 215 km yol yapıyor, dağa bayıra çıkıyor, 4 kişi içinde seyehat ettiriyor, 29 lira yakıt bedeli çıkarıyor. Olacak iş değil :)
Hadi artık yola cıkalım, Bavulumu hazırladım, Aytenim babam ve ben .. Otobana Kurtköy  gişesinden girdik, LPG almak için Opet Aygaz istasyonunda durduk. İlk Ohamızı yaşadık.. LPG 2,45 lira..... Adamlar Otobanı Rant alanı yapmış. 2 liradan lpg alıyordum, otobana çıkınca 2,45 ile karşılaşınca şaşaırdım.


Neyse artık 17 litre yakıt için 43 tl ücret ödeyip otobanda 120 km ile seyretmeye başladık. Araba 110-120 km hızlarda 3500 devir ve üzerinde olduğu için sürekli maksimum tork bandında ilerlediğinden sollamalarda ve tırmanışlarda pekde sıkıntı yaşamadık. Ne zaman bir boğulma hissi doğdu,  bir alt vitese komşu dörde çektik.


Bolu tünelinde çalışma olması sebebiyle otobandan çıktık. Eski bolu dağını tırmanırken bile devirli motorumuz uzun tırları sollamaya yetiyordu. Sadece iki kişi veiki çantadan oluşan yükümüzde aracı zorlatmıyordu. Otoban boyunca lpg noktaları hep aşırı fiyat etiketleri ile doluydu. Bolu dağının başında Kaynaşlıda Aytemiz istasyonunda 2,09 litre gazı görünce, değpomuz tamamen bitmesede doldurduk.  187 kilometre için, 14 litre gaz yakmış, 100 km de 7,68 litre tüketime imza atmıştık. Gazı litresi 2.09 liradan alınca kilometresi 16 kuruşa gelmişti. Burda yüksek süratimizin, zaman zaman 4ncü vitesde 4000 devir ile arabayı yürütmemizinde etkisi çoktur.


Bolu dağına dolu depoyla çıkıyoruz, LPG modunda çekiş yeterli. Memlekete olan yolculuğumuzu asgari düzeyde tutmamız gerekiyor. Bolu dağında yer yer düşük vites yüksek devir ceviriyoruz. Burda motorun sağlığını düşünerek kısa süreli bir benzin kullanımı yaptık. Cankurtaran gecidi rampasını tırmanırken, 1500 rakım tabelasına kadar benzinde ilerdik. Araba Benzinde iken bir miktar daha iyi çekiyor. Klimada açık oldunu belirtmek isterim.

Ankara Mamak'a kadar %5 benzin %90 LPG ve %5 rampa aşaği seyir karışık kullanım yaparak geldik. Mamak Opet vardığımızda 236 km yol için 13 litre lpg tüketmiştik.  Kurtköy Mehmetçik dinlenme tesisindeki  Opet ile Mamak Opet arasındaki  420 km yolu Ayten ile 05:30 saate almıştık. Buna 1 saatlik yemek molamız, Bolu dağına tırmanmız ve sık sık depo doldurma süremiz dahildi.

Ankaradan çıkınca, ıssız bir yolda ilerlemeye başlıyoruz, ne istasyon var ne dinlenme tesisi.  Lpg depomuzu doldurmak istemiyoruz. Bir bakıma bir depo testi gibi oluyor. Çünkü adı sanı duyulmamaış petrol istasyonları  bu ıssız yolu istila etmiş. 150 km oluyor, lpg göstergesi yarıya iniyor. 290 km yol sonunda lpg ışığı yanmaya başlıyor.


Sivas Merkeze kadar durmak yok. i10 blue 27 litre LPG tankı sahiptir. Genelde 19 litre gaz bittiğinde, yani depoda 8 litre gaz kaldığında ışık yakar. 5 litre daha yaktığında , yani depoda 2-3 litre lpg kaldığında Benzine otomatik geçer. Sivas merkeze vardığımızda lpg deposunu doldurduğumuzda 24 litre gaz alacaktı. 417 km yol için 24 litre gaz , çeyrek depo benzin yakmıştık. Sivasda 24 litre lpg için 63 tl vermek zorunda kaldım. Benzin değerini veremiyorum. Ama depoya  50 tl lik yani 11 litre yakıt koyduğumda depo yarım depoya yükselmişti.

Arabamız Sivas Merkeze kadar, 9:22 saat kontak açmış, 854 kilometre yol tepmişti. Bizim dinlenme sürelerimiz ile bu yolculuk 10:30 saat sürmüştü. Sivas'a varmak için üç defa yakıt almak zorunda kalmıştık. Son aldığımız benzin ve lpg yakıtı dönüşte kullancağımız için onu saymaz isek 854 km yolu kat etmek için 106 liralık Lpg ve bir miktar benzin (mühtemelen 5 litre benzin) tüketmiştik.  Kilometreye vurduğumuzda 13 kuruş etmekteydi.  
Aslında tüm hikayem burda bitmiyor, Videomu izleyerek bu sıkıcı yazıyı biraz daha  keyifli hale getirebilirisniz.


Ben yazarken keyif aldım, umarım siz okurken keyif alırsınız.


21 Şubat 2016 Pazar

Değerli Yoldaş Hyundai Accent Era 1.4 A/T

13 Şubat 2016,
Bu gün Nişanlanmamızın ilk yıldönümü. Yarında 14 Şubat sevgililer günü. Her ne kadar evlenmiş olsamda, Bu iki özel gün benim değerli karım için çok önemli tarihler. Kendisi bu konularda biraz duygusal. 

Benim Küzenin Hyundai Accent Era 1,4 Otomatik, arabasını sık sık bu blogta yazmıştım. Artık esaslı bir test için kullanmak istiyordum. Hedefim Sakarya Akyazı'da bulunan Altındere Alabalık tesisleri olacaktı. 





Hyundai Accen Era 1.4 Otomatik ...
Nedir bu araba, Neden bu otomobilden çevrede bir sürü var. Bu eski filo arabası, nasıl olduda benim hayatımın büyük bir kesiminde arac ihtiyacımı karşıladı.

Bu otomobil Uçar Otomotivin filo aracı olarak kiraladığı, Üç yılını bu şekilde geçirip 40000 km devirince bir galeri aracılığı ile sahibinden.com ilanı ile küzenime satılmıştı. İlk alımı sırasında 30000 tl fiyata sahip olmuştu.

İlk defa 2015 ilkbaharında kullandım bu arabayı. Çekmeköy'den, Samandıra üzerinden Tuzla'ya sürmüştüm. Araba kullandığım ilk Tork konverterli Klasik 4 ileri otomatik araba idi.



Teknik Olarak Hyundai Accent Era 1.4

1399 cc hacminde, silindir başına 3 subab teknolojisi olan SOCH motor, Euro4 emisyon uyumlu üretilmiş. Aracın 4 silindirli motoru,  6000 devirde 95 beygir güç üretirken 4700 devirde 125 nm bir tork üretebilmekte idi. 1188 kilo ağırlığındaki makine, beygir başına 15 kilo ağırlık dengesine sahipti. Dört ileri otomatik şanzımanı olan Era, eski nesil Tork konverterli aktarma organı ile gücü ön tekerlere iletiyordu. Çok ilginç bir şanzıman taşıyan motorun ilk üç vitesi normal, son vitesi anormal bir orana sahip Over drive  dörtdüncü kademeye sahipti. Yalnız bu oranda devreye giren kilitli  damper sahipti. Şehir içi tüketimi yükselten ilk üç vitese karşılık, uzun yolda 110 120 km hıza bile manuelden daha düşük tüketim vaad eden dördüncü oranı hep sınamak istemiştim.

Araba ilk 3 vitesde bir birine çok yakın değerler sahipti.
Birinci vites 2,846
İkinci vites 1.581
Üçüncü vites 1.0
Overdrive vites 0,635

Bu oranlara göre araba Over drive şanzıman oranı ile saate 240 kilometre hıza çıkabilirdi. Oysaki araba dip gaz yapıldığında, Üçüncü vitesin üstüne çıkmaya bile tenezzül etmiyordu. Saate son hızı 168 km olan araba, bu hıza ancak ve ancak üçün vitesde 6500 devir çevirerek ulaşabiliyordu.


Arabanın bir çok kez otobanda testini yaptım. Araba Over Drive vites oranını ilk zamanlar düzgün bir şekilde kullanamadım. Sandımki 80 90 km hızla gidersem az yakarım dedim. Oysaki bu hızla giderken motor yeterince tork üretemediği 2000 li devirlerde olduğundan, az bir eyim de bile vuruntu yaparak güç kaybediyor, hız bir şekilde kickdown yaparak Üçüncü vitese düşüyordu. 


Overdrive şanzıman oranına baktığımızda , arabanın saate 80 km hızda 2000 devire yakın bir devir çeviriyordu. Eğer damper kilitlenirse bu değer yaklaşık 1850 devire düşüyordu. Rampa çıkarken çok hasas olan bu alanda damper ayrılıyor, önce devir artıyor, çok kısa bir gecikmeden sonra Üçüncü vitese düşüyordu. Bu aktivite açıkcası şanzımanı yormaktan öteye gitmiyordu pek. Yakıt tüketiminede pekte katkısı olmuyor, gereksiz bir uğraş ve yorucu bir ritim bozukluğundan öteye gitmiyordu. Grafik incelendiğinde, boş ağırlığı 1180 kilo artı 75 kilo sürücü ağırlığı olan arabanın, saate 80 km hızı tutması için gerekli gücü üretmediği ortaydaydı. Saate 80 kilometre hızda 1850 devir ceviren motor 20 beygir güç ve 90 nm torku 0,68 olan şanzıman oranı ile ön tekerlere göndermesi çekişe yetmiyordu. Tork konverterden kaynaklanan kayıp ve 0,68 oranın ardından lastiklere iletilen güç 12 beygirden ibarettir. Oysaki klasik otomobil bilgilerine göre saate 100 km hızı tutmak için bile 15 beygir gerekirken, 1250 kiloluk arabayı 80 km hızda tutmak için 12 beygir neye yeterdi. Hele bir hafif meyilde Üçüncü vites oranına düşmesi kaçınılmaz bir durumdu. 

İnsan bir arabayı 100 200 km kullanmakla tanıyamıyor. Sadece sürerek bir şey öğrenilmiyor. Bunca zaman arabayı hep eleştirdim, hakkında kötü şeyler söyledim. Oysaki altındaki teknolojiyi bilmeden mok atmaktan başka bişey yapmamıştım. Arabayla 500 km yol yapıp motor güç eğrilerine ve  şanzıman oranlarına baktığımda, aracı iyice tanımaya başladım. 

Araba ilk öfkemi ne zaman kazandı derseniz, 2015 Ramazan ayında bir iftar yemeği aklıma geldi. 10 Temmuz 2015 tarihinde, Haliç kıyısındaki Movenpick otelindeki iftar yemeğine Accent era ile gittim. Çok berbat bir Cuma trafiğinde Küçükyalı'dan Kağıthane'ye devamında bir kaç yere uğramış toplamda 197 km yol yapmıştım. Bu sürede 22 litre benzin yakmış,100 km de 11 litre yakıt tüketerek nefretimi kazanmıştı. Daha 1 ay evvel 4,74 dizel tüketimi ile Fiesta ile 1000 kmden fazla yol yapmıştım. 30 litre benzini 4,76 liradan 144 Tl ye almış bir bünyeye 11 litre tüketim bana ağır gelmişti. 100 km yolda 52 tl benzin yakmak ne dedmek abi :)


Ben bu arabayı her aldığımda yıkatmak zorunda olmamda cabası. Onuda eklersem bana bayağı maliyet vardı. 

Bu korkunç 52 liralık tüketim maliyetinden sonra, arabayı internette araştırmaya başladım. Motor grafiklerini, kullanıcı geri dönüşlerini okudum. 1.4 motorun yakıt tüketim değerlerini bir çok sitede inceledim. Arabayı ve tuhaf şanzıman oranlarını görünce, kafamda arac hakkında farklı bir düşünceler canlanmanya başladı. Teknik olarak basit bir otomobildi. Sadece 30000 tl lik bir otomobildi. Bu kadarlık arabadan bu kadarlık iş çıkar diyordu ustası. Ben buna inanmadım. Bir gün Sabiha Gökçen havalimanında, halamı almak için gittiğimde sağa çekip otlara uzanıp Era'ya baktım. "30000 tl az bir paramı" "1399 cc motor ve 95 beygirlik motor bu kadar çok yakmasımı gerekiyor." "Ben nerde hata yapıyorum."



Bazılarınız diyebilir, neden basit bir otomobile bu kadar odaklandın. Nedenmi odaklandım, çünkü kahrı bana ait bu arabanın. Bu otomobil Hypermil yapan bana büyük bir darbe vurmuştu. Beceriksiz olduğumu göstermişti. Accenti anlamamış olabilirmiydim. Başka era sahipleri , tüketimi mi aşırı bulmuşlardı. Hakklılardı, Paşaköy yolunda 7,78 litre yakıt tüketimini yakalamıştım. Bunu yaparken 80 km hız ve sık sık 3 ncü vitesde ilerliyerek yapmıştı. Kusurlu sürüşüm ve düşük devirde kullanma ısrarım şanzımanı yormasına rağmen 7,78 tüketim yakalamıştım. Bu kusurlu sürüşümü videoya bile çekmiştim.


Bu kusurlu bir sürüştü. Bunu anlamam uzun sürmedi. Motorun boğulma eğilimleri , sık sık vides düşürmeler, eğimde yaptığı vuruntular, Motor bana bir  şey anlatıyordu. 

1 Agustos 2015, İlk defa Semi otomatik robotize bir şanzımana sahip Grande Punto kullanma şansına eriştim. Bu tecrube bana Tork konverterinin ne kadar harika bir şey olduğunu, Era'nın 4 ileri şanzımanının ne kadar büyük bir özelik olduğunu göstermişti. İşte bu tecrube, Grande Punto'nun şanzıman davranışları, Motorun 3000 devirde 100 km hız yapıyor olması, Bu hızda 5,5 litre yakıt tüketimi bana çok önemli bir bilgi kazandırmıştı. Era malesef Team donanım seviyesinde idi. Bu sebeple Yakıt tüketim göstergesi yoktu. 1.4 Grande Punto ise yakıt tüketimi benzinli olmasına rağmen 3000 devirde 100 km hızla giderken 5,5 litre yakıyor olması, aslında benzinli bir makinede yüksek devirden kaçınmamam gerektiğini bana hatırlatmıştı. Dizel Fiestalar bana düşük devirde araç kullanmayı öğretmiş olsada, Torkları düşük benzinli otomobillerde bu durum ters tepiyordu. Hyundai 1.4 Accenti 3000 devirde 50 beygir güç üretiyordu. 110 nm torku ise gayet avantajlıydı. Dizel 1.5 Ford Fiestaların 2000 devirde yaptığını Hyundai 3000 devirde yapıyordu. Tork konverterli şanzıman ise bu gücü kudreti rampa çıkışlarında artırıyor fakat, hızdan feragat ettiriyordu. 

Legodaki parçalar yavaş yavaş yerine oturmaya başlarken, bende düğün için evime eşyalar alıyordum. Arabanın 520 kilo taşıma kapasitesi vardı. 390 litre bagajda cabasıydı. Ben trafikten sakınarak Era'yı düğün alışverişlerimde kullanmak için sık sık ödünç aldım. 



Era benim yeni yuvamın inşasında sık sık bana yardımcı oludu. 30 tl ye deposuna attığım benzin ile Tuzla - Çekmeköy Çekmeköy-Tuzla git  gel yapıyordum. Hypermiling yapmak yerine akışına bırakmıştım. 30 tl yakıt ile yaklaşık 85 km yol yapıyordum. Arabayı 100 km hızın üstüne pek kullanmıyordum. Bana biraz daha az yakıt ekonomisi sağlar düşüncesi ile iyi yokuşlarda aracı Over Drive Switch kapatarak Üçüncü vitesde kompresyona sokuyordum. Bir müddet sonra Şanzımanı eskitmek istemediğim için bu uygulamadan da vazgeçtim.  Hey gidi Accent Era. İnternette senin hakkında ne kadar çok kötü yorum varmış. Hep bir fren sorunundan bahsettiler senin için. Otomatik olmana rağmen motor fren sıkıntın olsada ben senin frenlerinle ilgili hiç şikayetci olmadım. Benim tek derdim seninle inanaılmaz yakıt tüketimi oldu hep. Onuda bir şekilde aşmayı başarmıştık seninle. 

 Depo ödünç aldığımda her zaman  çeyrek seviyede olmaktaydı
 Depo kapağını açıp 30 tl lik benzin alıyordum
 30 tl karşılığı 6,79 litre kurşunsuz benzin.










30 liralık benzin bana 1 çeyrek benzin daha kazandırıyordu.









Gün sonunda 83,5 km yapmış, O 6,79 litrelik benzini tüketmiş oluyordum.





İlk Bakım... 

Benim Küzenim Çok yoğun bir insandır. Bu sebebten ötürü arabanın tüm bakımları vergileri sigortaları benim tarafımdan çözülür. İşim nedeniyle Çumartesi ve Pazar tatil olarak gecirdiğimden bu arabanın ödünç almanın bir bedeli olarakta kahrını ben çekiyordum. Arabayı Şile otoyolu üzerinde Plazalar durağında bulunan Hyundai Çoşkun oto servisine götürdüm. Arabanın 45000 km bakımları yapılcaktı. 



Lifte kaldırıldığında arabanın alt takımın son derece iyi durumda olduğu bilgisini verdiler. 


Motor Yağı, filtreler değiştirildi.


Otomatik şanzımanlı olmasından dolayı, frenleri çabuk eskimişti. Ön kaliperler değiştirildi.


Tüm bu zaman boyunca bende, bekleme salonundaki kahvemi yudumlayarak gecirdim.


En son olarak Far ayarlarım yapıldı. 


Arabam yıkantıldı, temizlendi ve bana 550 tl fatura ile teslim edildi. 

Tork konverterin Hissi

Arabada kullandılan 4 ileri tork konverterin yarattığı his, sanki arabanın boş vitesde olduğu izlenimi veriyor. Araba D konumuna alındıktan sonra freni bırakır bırakmaz 5-6 kilometre hızla ilerlermeye başlıyor. Özelikle ilk 2000 devirde sanki araba boş vitesde gibi izlenimi veren araba, kabinede tır tır converter sesini çok ama çok düşük bir sesle yansıtıyor. Bu durum bu model için normal. Zaten duymak için inanılmaz bir çaba sarfetmek gerekiyor.  Bu boş vites hissi benim çok hoşuma gidiyor. Asla stop etmeyen bir araba izlenimi kazandırıyor. Zaten asla stop etmiyor. Araba dur kalk sırasında şanzımanı N konumuna almaz isem titreme yapıyor. Frene her bastığımda 800 devir çeviren motor, Konverteri cevirmeye devam etsede Birinci şanzıman oranında kaldığından drenç ile yüzleşiyor. Araba rolanti devrini korumak için benzin sarfiyatını artırıyor. Arabanın kliması acıkkende 200 devir bir an için kaybediyor. Yine Ecu hızlı müdehalesi sayesinde o 200 devri sağlayacak ekstra yakıt motora sağlanarak rölanti devri sabitleniyor. Araba çok dik olmadığı sürece, yokuşta kaydırma yapmıyor. Kayma eyilimine girdiğinde ise bu çok ama çok milimetrik bir hızla oluyor.  

Şanzıman ilk hareketini aldıktan sonra, saate 10 km sürati aşar aşmaz ikinci vites oranında ilerlemeye başlıyor. Çok dik bir yokuşta saate 30 km hızla dip gaz yapsanız dahi , otomobil asla birinci vitese gecmiyor. Birinci vites sadece ilk kalkışta dip gaz yaparsanız saate 60 km hıza kadar 6000 devirde ikinci vitese geciyor. Bunun dışında şehir içi trafiğinde saate 80 km hıza kadar genelde ikinci vites ve üçüncüncü vitesde ilerliyorsunuz. Ayağınızı gaz pedalından çektiğiniz zaman ise Dördüncü vites oranına gecen araba , rampa aşağı olsun düz yol olsun dördüncü vitesde ilerlemeyi sürdürüyor. Saate 80 km altında çok nadir dördüncü vites ile ilerlediğimi hatırlıyorum. Anca bir yokuş aşağı olcakta sizde ayağınızı gazdan cekiceksiniz, arabada aşağı akacak saate 60 km hızla . Ancak ozaman dördüncü vitesi düşük devirde kullanmak mümkün oluyor. Ama velakin Motor fren etkisi neredeyse sıfır. Araba zaten rölantide 2000 devi çevirmeye meyilli yapısı, yokuş aşağı Cut off olmasına mani oluyor. Ancak Over drive kapatıp motoru kompresyona sokabiliyorsunuz. Buda araba yüklü değilse çok fazla hız frenlemesine sebeb oluyor. 

Şanzımanın Detayları... 

Hyundai Accent era içerisinde 75 kilo ağırlığında, 4 ileri tork konverterli, 234 newton güc üretebilen şanzıman vardır. Hyundai powertech tarafından üretilen 4f14 kodlu bu şanzıman, Lock-Up clutch sistemine sahip tork konverteri kullanmaktadır. Üç parçadan ve 2 fazdan oluşan converter, 2200 devir dakikada, ikinci vitesde, %20 ye yaklaşan dik yokuşta, dip gaz 30 km hızla çıkabiliyor. 


Sollama manevraları sırasında, 80 km hızla giderken dipgaz basıldığında, iki vites düşerek seri bir şekilde hızlanıyor. Motoru 6000 devir çevirmekten çekinmeyen şanzıman, dip gazda sarsıntılı çalışıyor. 

Ben iyice ustalaştığımda, bu arabada vites değiştirmek için ayağımı gazdan çekiyorum. Araba her ne kadar 4 vites olsada , esasen gaz pedalı ile ilişkisinden dolayı, elektronik bir sistemle vites değiştiriyor. Pedalda bir kickdown butonu yok. Ama basma seviyesine göre bir veya 2 vites düşürüyor. Ayağınızı gazdan çektiğinizde dördüncü vitese artıyor. Arabanın hızına devrine ve gaz pedalının basma oranınıza göre vites değişimi yapıyor. 
Ançak kalkışlarda birinci vitesi kullanıyor. Dip gazda 6000 devir çevirtene kadar ilk vitesi kullanmak mümkün. İsterseniz L moduna alıpda kullanabilirsiniz. Çok tehlikeli durumda frenleriniz tutmaz ise yüksek hızda L moduna aldıınızda bildiğiniz Kamyon Retarder gibi fren yapıyor. 
İkinc, vites genelde 10 ile 50 km arasında kullanıyor. Dip gaz yapınca 110 km hıza kadar çıkabiliyor. Bu vitesi sabit kullanmak için vites kolunu 2 moduna almanız kafi. İstanbul şehir içi trafiğinde en çok bu vitesi kullanıyor araba. 
Üçüncü vites, en kallavi vites, Maksimum hızın ulaştığı vites oranı. Bundan sonraki vites tüketimden başka hiç bir işe yaramayan Overdrive oluyor. Bu vitesi sabit kullanmak isterseniz , vites düğmesi altındaki Over drive Switch kapatmanız gerekiyor. Sonra Dördüncü vitesi unutun. Bu sayede sportif kullanımda Üçüncü vitesin nimetlerinden faydalanıyorsunuz. Bir kere Motor fren elde ediyorsunuz. Motor sürekli revmatch takip ediyor. 110 km hızla giderken 4000 devir çeviriyorsunuz. Tork konverteri kilidi devreye girmiyor. 6000 devir ceviren  motor konverterde redüksüyona ugradığında, lastiklere 200 nm tork olarak dönüyor. Konverterin kendisi zaten başlı başına bir şanzıman olduğundan 4 x 230 nm bir vites oranı sahip oluyorsunuz. Bu işin matematiği nasıl yapılıyor ben tam bilmiyorum. Ama arabanın çekiş testlerinde 1180 + 75 kilo haliyle %20  derece olan eğimde en cok 2300 devir çevirip saate 40 km hızla çıkabildim. Daha üstüde malesef olmuyor. Bunu gerçekleştiriken şanzıman oranı 1.58 olan ikinci vitesi kullandı. L modeunda yani ikinci vitesde saate 60 kilometre hızlada çıkmam mümkün olabilirdi. 
Uzun lafın kısası, Era kullanırken 4000 devre her ulaştığımda ayağımı gazdan cekip bir üst vitese geciriyorum. Ama tamamen değil yeterince cekip ikide ise üçe, üçte ise dörde geçmesine yardımcı oluyorum. Bu şekilde zaten şanzıman sarsıntısız geçiyor hemde uygun devirde hareket ederek, motoruda zarlamıyorum. 6000 devir çevirmek yerine 4000 devir çevirmek bana yakıt tüketimi olarak ekstra katkı sağlıyordu. Sonucta maksimum tork 4000 devirlerde veriyordu. Arabanın tork devrini yakalamak bana daha hızlı araç sollama sağlıyordu. 

Benim Nikah günüm geldi çattı. Tavaş yavaş sempatimi kazanan Hyundai Accent Era benim bu mutlu günümde, yine yanımda bana eşlik ediyordu. Kendisine güzel bir aksesuar aldım. Çok hoş bir telefon tutacağı. Bu güne özel 40 tl para basıp satın almıştım. Benim süper klavuzum Lg g2 telefonumu ona tuturmak için almıştım. Çok ta şık olmuştu. 


Kiracı olarak taşındığım evin kapısına ilk park ettiğim araba yine Accent Era olacaktı.. 


Nikah sonrası eşimle beni, önce Messt Cafe Restouranta taşıyacak. Akabinde Lemon Cafe de hoş sobete götürdü. 


19 Kasım 2015 tarihinde nikahım kıyıldı. Eşim ve ben bu en değerli anımızda Accent Era yanımızda olmuştu. Accent Era 1.4 Otomatik asla unutamayacağım bu günümde beynime iyice kazınmıştı. O benim Küzenimin ödünç alınmış arabası olsa bile ailemizden biri olmuştu. 

Kına Düğün Balayı derken yine normal hayata dönmüştük. Tam bir aydır  Accentin direksiyonu başına geçme fırsatım olmamıştı. 

Nişan Yıl dönümü ve Altındere Alabalık Tesisleri. 


6 Şubat 2016 ... Uzun bir aradan sonra eski yoldaşım Accent Era yine direksiyonu başındayım. Özlemiştim keratayı. Düğün sonrası ödenmesi gereken borçlar , beni eve kapatmıştı. Direksiyon sallamayı özlemiştim. Çareyi Nişan yıl dönümü bahanesi ile Accent Era'da buldum. Arabayı küzenden aldım. Hanımıda alıp sabahın köründe Sakarya Akyazıda bulunan Altındere Alabalık tesislerinde kahvaltıya gitmekti amacım. 

Altındere Alabalık Tesisleri : https://goo.gl/maps/yJH1tmBuzEv

Bize  150km mesafede olan bu yer, hem evde oturmakdan sıkılan hanım için bir eğlence, hemde benim direksiyon özlemimi gidermek için güzel bir rota olmuştu. Kafama pov kamera takıp 1:10 dakilakık bir video cektim. Anlatmak yerine izlemenizi tavsiye ederim.... 


Arabayı saate  110 120 km hızla kullanmış, 3000 devir bandında kullanmaya özen göstermiştim. Sonuc olarak en son yaptığım ölçümden 1 litre aşağıda bir yakıt tüketimi yakalamayı başarmıştım. Hyundai accent Era 1.4 Otomatik süratli kullanımda ancak daha az yakıt tükettiği aşikardı. Arabanın Over drive şanzıman oranında tutunması için gerekli güc ancak 3000 devir bandında sağlanıyordu. 

Araba 3000 devirde 120 km hıza çıkabiliyor, bu devir bandında 50 beygir güç ve 110 nm tork üretiyordu. Bu da mevcut hızı ve vites oranını tutmakta fayda sağlıyordu. Yüksek hızda gitmek demek daha kısa sürüş zamanı anlamına geliyor. Bu da yüksek devirde çalışma zamanını azaltıyor.

Araba ile yapılan bu yolculukta 100 tl karşılığı 24 litre benzin almıştım . Bu miktar yakıt ile 350 km yol yapmayı başardım  . Bu da 110 km sürate rağmen 100 km de 6,85 litre yakıt tüketimi sunmuştu. 

Altındere Alabalık tesisinde kahvaltı bize 50 tl maliyet çıkarmıştı. Bunla beraber benzin parası dahil aracın bize maliyeti sadece 150 tl olmuştu. 

Umarım hayatımızdaki yeri daha uzun yıllar değişmez. Her daim sıkıntıya düştüğümde gidip alabilceğim bir otomobil. Biz erayı çok seviyoruz. Kimine göre ucuz bir araba , bize göre ise değerli anılarımızda yanımızda olan bir yoldaş.